Çelikel’den Kılıçdaroğlu’na destek: ‘Cumhuriyetin kazanımlarından geri dönülemez’

Cumhuriyetin kazanımları, ulusal değerlerin, işçi hakları, emeğin savunuculuğunda öne çıkmış Bülent Ecevit; Ecevit’ler kimliklerinin arkasında durmuş eşi Murtaza Çelikel ile birlikte, ortak paylaşılmış, emek verilmiş, örgütlülük belirleyici alınmış görevlerin içinde yok yok. Bugün belgeleri, görselleriyle, “Cumhuriyet’ten tanıklıklar” TV dizini içinde yerini almış söyleşisini izlemenizi öneririm.

Aysel Çelikel ile söyleşimiz öncesi elbette Murtaza Çelikel’in “Benim Küçük İmparatorluğum” başlıklı anılarını da taramış, her ikisi ile dönem dönem karşılaşmalarımızın yanı sıra gazetemizde yayımlanmış makaleleri, söyleşileri de kapsıyor olarak dersime çalışmıştım. Anılar kitabının başlığının Kılıçdaroğlu’nun adalet yürüyüşünü de katarak Ecevitler’i kucaklayan duruşları da gözeterek şaka tadında kendi kitabının tarihinin daha önceki yıllardan olduğunu anımsatıyor.

Her ikisinin de yaşamöykülerinin özetinde, Atatürk’ün öncülüğünde, kurtuluş-kuruluş savaşımlarının kazanımları ile yetişmiş olmalarının belirleyici sonuçları, buluşmaları, çakışmaları var. Özeller ile toplumsal çakışmaların zorluklarında, birbirlerinin önünü açma, özverili güçlükleri paylaşmalar söz konusu. Aysel Çelikel hoca, ülkemizde bir türlü kırılamayan kadın-erkek ilişkilerindeki erkekler lehine ayrımcılığın aralarında söz konusu olmaması sayesinde birlikte bugünlere gelindiğinin altını çizerek yaşamında öncelik almış ilklerini sıralayabilmekte zorlanıyor

Başarılı, önde bir iş insanı, çocuklarının büyüme yıllarında, daha 1964’te eşinin Colombia Üniversitesi’nde master eğitimini yapmasında diretiyor. Çocuklarının annesiz yıllarını eşinin büyükleri de olmak üzere ailesi ile paylaşıyor. Aysel Çelikel’in İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde ilk kadın dekan olmasına uzanan, ülkemizde kurulmuş en önemli kadın hakları üzerinden örgütlenmelerden uluslararası örgütlenmelerine uzanan görev alma halkaları birbirine eklemleniyor.

BİRÇOK KURULUŞTA GÖREV ALDI

1989’da Çağdaş Yaşam’da kuruculuk, Prof. Dr. Türkan Saylan’ın kamuoyunda acısı paylaşılan kaybından sonra, 2009’da ÇYDD’de başkan olarak görev alma gereğini getiriyor. 1975 Türk Hukukçu Kadınlar Derneği’nde görev almasının ardından 1980’de Özel Hukuk Yasası taslağını hazırlama görevini gerektiriyor. 1982’de Uluslararası Hukuk Uygulama Merkezi müdürü oluyor. 1985’te Bülent Ecevit’in ölümünden sonra Rahşan Ecevit’in kurucusu olduğu DSP’nin tüzüğünü hazırlıyor. Aynı yıllarda üniversite kadın kuruluşları, araştırma merkezleri içinde birçok kuruluşta birden görev yapıyor. 1990’da Türk Hukukçular Kadın Derneği başkanı, 1994’te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin ilk kadın dekanı oluyor. 2001‘de Cumhurbaşkanı Sezer’in YÖK üyeliği görevlendirmesi geliyor. 2002‘de Adalet bakanı oluyor.

Tam da bu noktada ortak bir paylaşımı aktarmak gerek. Dünya ölçeğinde sil baştan kadın üzerinden siyasetin öne çıktığı yıllar. İngiltere’nin Thatcher, Demir Leydi liderliğinde kadın üzerinden kadın aleyhine hakların gelişmesi sürecinin ardından gelen doğaçlama kadın hakları savaşımı. Madenci direnişleri ile kadın eşlerinin sokağa direnişlere dökülmesinin ardından, kadın üzerinden siyasetin parladığı yılların gelmesi.

Almanya’da SPD’nin kadın kotası üzerinden öncülük yaptığı uluslararası dünya kongresinde, Türkan Saylan bakan kimliği ile Şirin Tekeli ülkemizin feminist hareketinin lideri olarak sendikal alan görevi hakları üzerinden birlikteyiz. Dönemin tersine rüzgârlarına tepki olarak Demir Leydi yanında, Benazir Butto, Acino gibi kadın siyasi liderler, kadın haklarına karşı olanlar olarak kınanıyorlar. Kadın hakları üzerinden hakhukuk, insan hakları arasındaki kopmaz bağların altı çizilen önemli kararlarda, Amerika’dan dik duruşlu banka sahibi kadın bile var. Ne yazık ki sonraki yıllarda pek çok kez daha kadın hakları ile hak-hukuk, demokrasi, insan hakları arasındaki kopmaz bağların ilişkilerinin pek çok inişli çıkışlı gelişmelerinin süreçlerini yaşayıp duracağız.

Anlayacağınız üzere hakların bütünlüğü üzerinden kopmaz bağlar, olumlu, olumsuz gelişmelerin gelgitleri yaşanmakta. İşte tam da bu nedenle zorlu sağlık sorunlarına karşın söyleşimize katılma sorumluluğundan geri dönemeyen sevgili Aysel Çelikel hocamız, sorumluluklarının coşkusunda seçmene çağrı uyarılarına nokta koymakta zorlanıyor…

Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin değerlendirmelerinde Kılıçdaroğlu için destek çağrısı yaparken bunu Cumhuriyet değerlerinin, kazanımlarının, anayasal düzenin yeniden yaşama geçirilmesi için bir zorunluluk olarak gördüğünü açıkladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir