Antropoloji Nedir, Neyi İnceler?

Antropolojinin bir şarkısı olsa eminiz ‘İnsan insan dedikleri, insan nedir şimdi bildim.’ olurdu. Çünkü antropoloji insan kavramını kültür ve doğa başta olmak üzere pek çok farklı alan üzerinden inceleyen bir bilim. İnsan homo sapiens yani bildiğimiz insan haline geldikten sonra tüm yaşadıkları antropoloji alanına girer ve pek çok farklı yöntem ile tüm detaylarıyla incelenir.

Antropoloji, üzerine uzun yıllardır çalışılan bir bilim olsa da asıl yükselişini 20. yüzyılda kazanmış ve o noktadan sonra uzmanlaştığı alanlar olmuştur. Yapılan çalışmalar sayesinde insanlığın geçmişi hakkındaki bilinmezleri keşfediyor ve geçmişin ışığı ile günümüz dünyasını aydınlatmaya çalışıyoruz. Antropoloji nedir, neyi inceler, toplum hayatına etkileri nelerdir gelin yakından bakalım.

Temel bir tanım yaparak başlayalım; Antropoloji nedir?

Dilimizde insan bilimi olarak da adlandırılan antropoloji, homo sapiensi yani insanı evrimsel tarihi süreç boyunca hayvandan ayıran her türlü kültürel ve biyolojik özelliği inceleyen bir bilimdir. Her şey antropoloji alanına girebilir ve uzmanlar tarafından kullanılabilir. Dikkat edilen tek şey, o alanın insan ile bir şekilde ilişkili olmasıdır. 

Tam olarak antropoloji neyi inceler?

Antropoloji zaman içerisinde farklı alt uzmanlık dalları geliştirmiştir. Örneğin fiziksel antropoloji insanın evrimsel süreçte değişen biyolojisi üzerinden bir inceleme yapar. Kültürel antropoloji ise insan topluluklarının sosyal ve kültürel yapılarını incelemektedir. Sosyal, dilsel, psikolojik antropoloji gibi sayısız alt uzmanlık dalından söz etmek mümkün.

Mesela arkeoloji farklı bir bilimdir ancak özellikle 19. yüzyılda yapılan çalışmalardan sonra antropolojinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Çünkü insanlığın geçmişinde hem biyolojik hem de kültürel gelişmeler vardır. Şanslıysak bu gelişmelere dair bazı kanıtları arkeolojik çalışmalarda bulabiliyoruz. 

Antropoloji, beşeri bilimler ile doğa bilimlerinin kesiştiği yerde doğdu:

Koca insanlığı düşünürsek onun kültürel gelişmelerini incelemek beşeri bilimlerin, biyolojik gelişmeleri incelemek ise doğa bilimlerinin alanı olmuştur. Fakat tahmin edebileceğimiz gibi insanın toplam gelişmesine bakacak olursak bunlar tek başına yeterli gelmez. Çünkü insan hayvandan ayrıldığı noktada kültür oluşmuş ve biyoloji ile şekillenmeyi sürdürmüştür.

Bütün tarihsel sürece baktığımız zaman kültür, insana diğer uyum biçimlerinden farklı bir ayrılma yaşatmıştır. Hayatta kalma başta olmak üzere bulunduğu yere karşı uyum sağlamak zorunda kaldığı ekolojik sistem sonucunda insan sayısız değişkene sahip bir yaratıcılık becerisi geliştirmiştir. İşte antropoloji de tam olarak bunu incelemektedir zaten.

İnsan topluluklarının büyümesi, değişmesi ve gelişmesi bulunduğu doğal ortamdaki kültürün gelişmesi ile şekillenmiştir. Aynı dönemde yaşamış ama farklı ekolojik sistemlerde var olmuş insan gruplarındaki tarihsel kalıplar, çeşitlemeler ve bunlarla ilişkili diğer özellikler ilk günden beri antropolojinin ana araştırma konuları olmuştur.

Aslında yüzlerce yıldır antropoloji çalışmaları yapılıyor:

Antropolojinin ayrı bir disiplin olarak ele alınması ancak 20. yüzyılın ilk yıllarında mümkün olsa bile aslında tanımına ve inceleme alanlarına bakacak olursak bilim insanlarının yüzlerce yıldır antropoloji çalışmaları yaptığını söyleyebiliriz. Özellikle 17. yüzyıldan başlayan Avrupalı devletlerin farklı toplulukları kolonize etmesi, bu çalışmaların kurumsal başlangıcı kabul edilebilir.

Kuzey Amerika’nın, Güney Amerika’nın, Avustralya’nın ya da Afrika’nın keşfedildiği ilk zamanları düşünün. Karşılarında insanlar var ama bu insanlar kendileri gibi değil. Elbette aralarından bazı ruh hastaları onları insan olarak görmemiş ve sistematik katliamlar uygulamışlardır. Neyse ki bazı aklı başında bilim insanları doğal tarih alanında çalışmalar yürütmüşlerdir.

19. yüzyıla geldiğimizde antropoloji, doğal tarihten ayrılmaya başlamıştır. 1935 yılında T. K. Penniman tarafından kaleme alınan A Hundred Years of Anthropology isimli eser ile antropoloji ayrı bir disiplin olarak değerlendirilir hale gelmiştir. Maalesef sonraki yıllarda bu çalışmalar, bilimsel ırkçılık kavramının da temellerini atmıştır. Evet, Hitler. 

Antropolojinin farklı uzmanlık alanları var:

  • Biyolojik antropoloji 
  • Dilbilimsel antropoloji 
  • Kültürel antropoloji 
  • Psikolojik antropoloji 
  • Arkeoloji

Biyolojik antropoloji:

Fiziksel antropoloji olarak da adlandırılan biyolojik antropoloji, insanı diğer canlılardan ayıran biyolojik özelliklere yoğunlaşır. İnsan evrimi ile ilgili fosiller başta olmak üzere çevrenin biyolojik evrimi, primat morfolojisi, kalıtım, uyum, varyasyon gibi farklı inceleme alanları vardır. İnsanların farklı ortamlara nasıl uyum sağlamış olduğu biyolojik antropoloji çalışmaları ile anlamlandırılmak istenir. 

Dilbilimsel antropoloji:

Dilbilimsel antropoloji adından da anlaşılacağı üzere insanı insan yapan en temel kavram olan dil üzerine incelemeler yapar. Çünkü dünyayı nasıl gördüğümüz ve birbirimizle nasıl iletişim kurduğumuz bizim en önemli özelliğimizdir. Dil ile hayatımızdaki anlamları inşa ederiz, yeni kimlikler oluştururuz ya da kimliklerimizi değiştiririz. Zaten kabul edilmiştir ki toplumun anahtarı dildir. 

Kültürel antropoloji:

Kültürel antropolojinin temel amacı, belirli bir bölgede yaşayan insanın o bölgeyi nasıl anladığını anlamaya çalışmaktır. Giyinme, yeme, konuşma gibi temel kültürel değerler aslında o insan grubunun anladığı şeyler üzerinden koyduğu kurallardır. Bu kurallar üzerinden farklı toplumların nasıl değiştiği, nasıl geliştiği, nasıl birleştiği ya da nasıl ayrıştığı da ortaya çıkar. Pek çok kültürel antropolog, bu çalışmalarını yürütmek amacıyla yabancı kültürlerin içinde vakit geçirir.

Psikolojik antropoloji:

Psikolojik antropoloji aslında Amerika bilim dünyasının odaklandığı ve 20. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmış bir uzmanlık alanıdır. Antropoloji genel olarak insan gruplarını örgütlenme kalıpları üzerinden inceler. Ancak yapılan çalışmalarda aslında sosyal yapıdaki bireylerin, genel gruba etkileri olduğu fark edilmiştir. Yani toplum içindeki birey de incelenmeye değer görülmüştür. 

Arkeoloji:

Aslında arkeoloji kendi başına bir bilimdir ve bu şekilde değerlendirilir. Ancak antropoloji çalışmaları için gerekli geçmişe ait bulguların büyük bir bölümü yapılan arkeoloji çalışmaları sonucunda elde edildiği için zaman içerisinde bu iki disiplin ayrılmaz bir bütün haline gelmişlerdir. Arkeoloji çalışmaları olmasa, antropoloji çalışmaları için gerekli bulgular eksik kalırdı ve bu nedenle de elde edilen sonuçlar asla tam olarak gerçeği yansıtamazdı. 

İnsanı insan olduğu günden beri çevresi ile birlikte değerlendiren bilim olan antropoloji nedir, neyi inceler gibi merak edilen soruları yanıtladık. Elbette antropoloji koca bir bilim ve içine daldığımızda kaybolacağımız detaylara sahip ama biz bu yazımızda yalnızca antropoloji ile ilk kez tanışan okuyucularımıza temel bir bilgi vermeyi hedefledik. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir